| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

kompozisyon örnekleri

Yazılar arşiv 03.2009 Other entries in 2009-03 resimler, videolar

ATILAN OK GERİ DöNMEZ hakkında kompozisyon

ATILAN OK GERİ DöNMEZ

Ana fikir: İlk adımı atarken ihtiyatlı olmak gerekir.
öRNEK ÇALIŞMA:
"Konuşurken veya bir davranışta bulunurken İhtiyatı elden bırakmamak gerekir. Düşünmeden söylediğimiz bir söz, yaptığımız bir hareket bizi giderilmesi imkânsız hatalara düşürebilir. O zaman pişmanlık da fayda vermez. Olan olmuş, söylenen söylenmiştir bir kere... Her işte başarılı olmanın ön koşulu, doğru olanı yapmayı bilmektir. Bizi tanıyan veya tanımayan bir çevrede herhangi bir davranışta bulunmadan veya söze girişmeden önce, çok düşünmek ve isabetli davranmak gerekir. Davranışlar veya sözler kişiliğin aynası olarak kabul edilirse, bir hususta düşüncesizce yapılan kontrolsüz atılışların bizi ne kadar olumsuz tanıtacağı unutulmamalıdır. Olgun insan, harekete geçmeden önce iyice düşünen, davranışlarını kontrol etmesini, sözünü ölçüp tartmasını bilen, yerine, zamanına göre konuşabilen, yeteneklerine göre adım atan kimsedir.

DAMLAYA DAMLAYA GöL OLUR, DAMLACIKTAN SEL OLUR hakkında kompozisyon

KONU: "DAMLAYA DAMLAYA GöL OLUR, DAMLACIKTAN SEL OLUR."
Açıklama Yapmak İçin İzlenecek Yol:
Açıklamamızın amacı, tasarrufun insana büyük faydalar sağlayacağıdır. Buna göre, şöyle bir düşünce düzeni kurabilirsiniz:
1 - Tasarrufun tanımı;
2 - Tasarrufun insana sağlayacağı faydalar;
3 - Konuyla ilgili örnekler;
4 - Sonuç.
öRNEK ÇALIŞMA:
"Tasarruf, maddenin değerini bilme; onu yerinde ve zamanına göre kullanabilme, bir tedbir vasıtası olarak değerlendirebilme demektir. Hayatta maddî bunalımlara düşmemek için tasarrufa ihtiyaç vardır. Herkes gelirinin bir kısmını zorunlu yerlere harcadıktan sonra, geri kalan bölümünü, gelecekte düşebileceği kötü durumlar veya birtakım ideallerinin gerçekleşmesi için biriktirmelidir.
Tasarruf, meyvesini zamanla verir. Bugünden azar azar, karınca kararınca biriktirdiğimiz paralar bir gün bizi şaşırtan, bazı maddî arzularımızı gerçekleştirecek kadar büyük bir yekûn oluşturur. Tasarruf yapan herkes, sonunda böyle mutluluk verici bir sonuca kavuşur. Böylece, insanın isteklerine kavuşabilmesinin bir bakıma elinde olduğu anlaşılır. Tasarruf yapan kimseler tedbirli kimselerdir; önceden hazırlıklı oldukları için güç duruma düşmezler. Bir köşede birikmiş paraları, her zaman onların yardımcısı, desteği ve huzur kaynağıdır.
İnsanoğlu tasarrufa çocuklukta alışmalıdır. Kendi ihtiyaçlarını tasarruflarıyla almaya çalışan çocuklar, en güzel alışkanlıklardan birini elde etmiş olurlar. Tasarruf varlığın garantisidir."

sevgi hakkında kmpozisyon

Söylemesi bile zor geliyor insana . baktığın zaman aynada görebileceğin başka bir yüz.hayatı anlatan resimlerdeki belki en solgun çizgiler.bir denize bakarken,sonsuzluğu ve maviliği içinde hissettin mi hiç ya da bir gece karanlıkta yıldızları sayacak kadar çok sevdin mi?yalnızlıktan korktun mu, sevgisizliğinden korktuğun kadar?siyah bir sevgiyi sevdin mi hiç?yaşamayı bırak,söylemesi bile zor geliyor insana bazen.ama hissetmesi hepsinden zor bence.’sevgi’ye dair çok şey yazdım ama neden hepsi mutsuzlukla bitti?

Yazdıklarımı okuyormusun?okuman içinde sevmen gerekmiyor.paylaşmak istiyosan, sevmek zorundamısın mutlaka?dünya dönüyor ama bir gün duracak.duracağını bilebile yaşıyosun ama değil mi? O zaman sevgi görmeden de verebilrsin sevgini…karşılık beklemeden ,düşünmeden,vazgeçmeden…sevdin mi gerçekten hiç?

Sevmeyi seviyorsan,sevilmeyi düşünme! Neden romanı bitirdiğim zaman son sayfadaki en sevdiğim karakter ölüyor benim onu sevdiğimden habersiz*aramızdaki yıkık köprüleri sevgimi birleştirecek?bilmiyorum…

Gözlerimi ilk açtığımda bu’’gerçek tiyatro’’da bütün roller çoktan paylaşılmıştı.bana bakan iki göz ‘’sevgiyle oyna ‘’diyordu sonra.yıllar geçti aradan ve biz hala o tiyatro da oynuyoruz.Ve oynayacağız.niçin sevmemiz gerektiğini bile bilmeden!!!sevmekten korkuyoruz biz. Haklımıyız acaba?onuda bilmiyoruz tıpkı bağlanmaktan ve unutmaktan korktuğumuz gibi..

Sonra;bana bakan iki gözün son sözü şu oluyor;’’sevgini vermek için bir güle,yarını bekleme,bugün ver’’.o da korkuyordu geç kalmaktan galiba. Uyandığımda ‘’RÜYA’’gördüğüme inanmamıştım. Geç mi kalmıştım acaba?ne dersin yoksa


SEVMENİNDE VAKTİ YOK MU ÖLÜM GİBİ..

ayağını yorganına göre uzat kompozisyon

öğrencilerden kompozisyon örneklerini size sunuyorum kimi ilginc olan bu kompozisyonlar ınternetten derlenerek sızlere ulastırılmıstır.........






Her zaman her yerde dikkatli olmalıyız. Mesela bir yere alışverişe gittik. Neler alacaksak ona göre paramızı almalıyız. Bir yere gittik ve gittiyimiz yerde yorulduk. diyelim ve bir taksiye bindik. gideceğimiz yere geldik ve bir baktıkki para çantasında onbin bile yok. Aha şimdi aba altında sopa yedin kafasız. Taksiciye yalvar yakar, aldırmadı, sürdü gitti. Ta ormanlık yere koydu Etrafta in cin top oynuyor. Başka hiç kimse yok, çare de yok. madem onbin bile yok niye taksiye bindin kafasız. Yorganına göre uzatsana. Başımızı ağaçlara vururuz. Ayağımızı yorganımıza göre uzatsak başımıza bir şey gelmez. (Hümeyra/Ortaokul-1)



---------------------------------------------------------------------------------------------------



Ayağını yorganına göre uzatırmısın Ayağını çekyata göre uzat. Yani ayağını belirli bir yere kadar uzat. Ayağını yorganına göre uzatmazsan ayagın açık kalır ve ölürsün kendine dikkat ol. Biz kendimize dikkat olmazsak ölürüz, üşütüp güme gideriz.



Nineler kendilerine dikat etmezseler ölürler. Dedelerde bakımsızlıktan ölürler veya açsızlıktan da ölürler. Babanneler de yaşlılıklarından ölürler. Veya kalpten de gider hiç haberleri olmaz. yaşlı babalar kalpten bakımsızlıktan, kansızlıktan da ölebilirler.



Yeni doğmuş bebeklerde mamasızlıktan ölüyorlar. Bir gelin yeni evlenmiş gelin eve gelmiş. Ana ve baba sevincinden ölmüş. Şimdi oniki, onüç, ondört yaşlarında kalpten gidenler oluyor. (Melek/Ortaokul-1)



-----------------------------------------------------------------------------------------------



Bir insanın ayağı üşümesin yahut karıncalanmasın diye uzatır. Bize soracak olursanız bir adam gece yatınca karlı hava insanın ayağını dondurtur.

Giriş: Adamın kendisine ayağını yorganına göre uzat denen girişlemeye adamın uzatmasıdır.



Gelişme: Adamın ayağını yorganına göre uzatmasında adam kendi isteğiyle bir nedenine varması adamın kendi nedenini söylemesi belki bu olay adamı çok üzmüştür.



Sonuç: Adamın kendine verilen bir nedeni bulmak için adama verilen bir ders verilmesi gereklidir. Çünkü ayağını yorganına göre uzatmalıdır. (Serap/Ortaokul-1)



-------------------------------------------------------------------------------------------------



Küçükken yorganımız küçük olur. Bu nedenle ayağımızı toplayıp toplayıpyatmalıyız. Ayağımız yorgandan taşarsa üşütüp yataklara düşeriz. Ayaklarımızı toplayıp toplayıp yatarsak hiç bir şey olmaz.



Bu atasözü başka anlamlarda da olabilir. mesela ayağını yorganına göre deyil de defterini yazabildiğin kadar aç gibidir. Ayağını yorganına göre uzatmazsan kötü ve acil durumlara düşebiliriz. Ayağın yorgandan dışarı kalırsa üşüyebilir veya sivrisinek ısırır. (Erdinç/Ortaokul-1)

Öğrenme Hakkında Kompozisyon

Günümüzde eğitim sistemi anlatmaya dayalı bir öğretim yapısına sahiptir, o yüzdendir ki öğrenilen bilgiler kısa sürede hafızada kalmakta ve böylece gelecekte bize lazım olduğunda hafızadan çağrılması zor olacaktır veya bazen hiç çağrılmayacaktır. Hafızadan çağrılacaktır diyorum çünkü her öğrenilen bilgi beynimizde bir klasörde depolanır gerekli olduğunda o klasörden alınarak aktif duruma getirilir. Fakat ezberci sistem bunun önüne geçmektedir.

Peki bu sıkıntılı durum karşısında ne yapılabilir, yapılabilecekler çok basit aslında. Görerek öğrenme metodu uygulanmalıdır, bugün Finlandiye bu sistemi kullanmaktadır, ilkokula yeni başlayan öğrenciler ormanda öğretmenleri eşliğinde masallar anlatılarak oyun oynatılarak okul hayatına hazırlanıyorlar. Çünkü biliyorlar ki, temeli sağlam olan bir yapının ayakta kalması uzun yıllar sürer ve yıkılmaları çok zordur, ancak temel sağlam olmaz ise bu binanın yıkılması an meselesidir. Sağ beyin üzerine kurulu, hayalperest bir eğitim sistemi her zaman faydalı olacaktır. Ülkemizde Köy Enstitüleri Cumhuriyetin çiçeği burnunda zamanlarda bu yöntemi çok iyi uyguluyordu, öğrenciler hem sanat öğrenip hem kendi okullarını inşa ediyor bunun yanında da eğitim alıyorlardı. Fakir Baykurt gibi bir edebiyatçımız Köy Enstütülerinden mezun olmuştur. Üzülerek söylüyoruz ki, bu gibi dünyada eşi benzeri olmayan bu sistemde kapatılmıştır.

Yukarıda görüleceği üzere, eğitim yalnızca ezber mantığına dayandığında başarı ütopya olarak kalacaktır. Lakin bunun tam tersi görerek, uygulayarak, pratik yaparak verilen eğitim başarının kapılarını sonuna kadar açacaktır.


kaynak
Nurullah Güngör